Stresin Bağışıklığa Etkisi

3 Dakika

Paylaş!

Stres ve bağışıklık arasında bir ilişki var mı? 2020 hepimiz için zor ve stresli bir yıl oldu. Hastalıkla savaştığımız bu yılda özellikle kış mevsiminin de gelmesiyle sağlam bir bağışıklık sistemine sahip olmak hayli önem kazandı. Yapılan araştırmalara göre stres ve bağışıklık sistemi arasında kuvvetli bir bağ var, stresin bağışıklığa etkisi yadsınamaz bir gerçek. Peki stres bağışıklık sistemimizi nasıl etkiliyor?

Stres ve Bağışıklık

Bağışıklık sistemi fiziksel ve duygusal çoğu etkenden kolayca etkilenebilen oldukça karmaşık bir yapı. Yaşadığımız kaygılar, depresyon ve stres de bağışıklık sistemimizi zayıflatabiliyor. Özellikle pandemi döneminde, hastalıkla beraber çoğumuzun stres ve kaygı seviyesinde yükselmeler yaşanıyor. Fakat coronavirüs başta olmak üzere diğer hastalıklara yakalanmamak için de bağışıklık sistemimizi sağlam tutmamız oldukça önemli.

Pandeminin de stres seviyemizi yükseltmesiyle psikolojik sorunlar yaşayanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Daha önce ruhsal sıkıntılar yaşayan kişilerin bu dönemde psikolojik olarak sorun yaşama ihtimalleri ise daha yüksek.  Stres bireylerde mutsuzluk, huzursuzluk, ölüm korkusu, gerginlik, uyku bozukluğu ve uyuşukluğa sebep olabiliyor. Bu sorunlarda bağışıklık sistemimizin zayıflamasına hatta çökmesine neden olabiliyor.

 Pandemi ve Stres

Coronavirüsün hayatımıza, sağlığımıza ve psikolojimize olan etkileri oldukça fazla. Bir anda kendimizi hiç hazırlamadığımız ve kimsenin tam bilgisi olmayan bir dönemin içinde bulduk. Bilgi kirliliği, hastalık ve ölüm korkusu, komplo teorileri, yanlış yönlendirmeler ve evde izolasyonda kalmak neredeyse hepimizin stres ve kaygı seviyesinde artışa yol açtı. Bu dönemde işini kaybedenlerin, maaşı azalanların sayısı da göz ardı edilemez, bu kişilerin yaşadığı stres ise çok daha fazla.

Coronavirüse yakalanan kişilerde ise stres ve kaygı seviyesi bir anda yükseliyor. Daha önce yaşanan pandemi süreçlerinden de bilindiği kadarıyla bu dönemlerde kaygıların dissosiyatif davranışlara, ağır depresyonlara ve paranoyaya dönme ihtimali oldukça yüksek. Stresin ve bu tarz rahatsızlıkların bu dönemde artması ise oldukça tehlikeli. Coronavirüse ve diğer hastalıklara yakalanmamak veya daha hafif atlatabilmek için güçlü bir bağışıklık sistemi şart. Stres ve psikolojik rahatsızlar ise bağışıklık sisteminin baş düşmanları olarak biliniyor.

Stres, Hastalıklara Zemin Oluşturuyor

Günümüzde çoğu kişi farklı sebeplerden dolayı stres problemi yaşıyor, kendilerini stres altında hissediyorlar. Stresin bağışıklığa etkisi de oldukça fazla, bağışıklık sistemini güçsüzleştirerek sağlığımızı bozabiliyor. Kısa vadede stres vücudumuza zarar vermiyor gibi görünse de uzun vadede vücudumuzdaki düzenin aksamasına neden olabiliyor. Uzun vadede stres, sindirim sistemi rahatsızlıklarına, sinir sistemi hastalıklarına, kalp ve damarlardaki işleyişin bozulmasına neden olabiliyor.

Stresli olduğumuz dönemlerde yeme alışkanlıklarımızın değişmesi ve salgıladığımız kortizol hormonu da özellikle karaciğerde ve göbek bölgesinde yağlanmaya sebep olabiliyor. Bu yağlanmalar sonucu diyabet, kalp ve damar gibi kronik hastalıkların görülme olasılığı da artıyor.

Yara İyileşmesini Uzatıyor

1999 yılında yapılan bir araştırmaya göre stres seviyesi yüksek olan bireylerde, dokuların iyileşmesi daha az stres yaşayan bireylere göre oldukça uzun sürüyor. Vücudumuzda salgılanan 10’dan fazla stres hormonu bulunuyor ve bu hormonlardan bazıları dokuların iyileşmesinde rol alan maddelerin yaralı bölgeye ulaşmasını yavaşlatıyor. Özellikle ameliyat sonrasında stres, yaraların iyileşmesini geciktirdiği

için hastalara ciddi zararlar verebiliyor.

 Genetik Etkenler ve Bağışıklık Sistemi

Yapılan araştırmalar sonucunda genetik etkenler ile bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklara yakalanma arasında bir bağ olduğu düşünülüyor. Bu genlere sahip olan kişiler bir de kaygı, stres, depresyon gibi psikolojik sorunlar da yaşarlarsa bağışıklık sistemlerinde daha hızlı bir zayıflama görülüyor.

 Yüksek Stres Felce Yol Açabilir

Newcastle Üniversitesinde yapılan bir başka araştırmaya göre ağır depresyon yaşayan kişilerin beyin damarlarında sertleşme ve daralma, ağır depresyon yaşamayan kişilere göre daha fazla görülüyor. Beyin damarlarında görülen bu rahatsızlıklar ise felce sebep olabiliyor.

Bir tıp dergisinde yayımlanan raporda ise kronik stresin beynin bazı bölümlerini küçülttüğü ortaya çıktı. Aynı raporda, beyin kanaması yaşayan kişilerin, stres problemlerini yenemedikleri takdirde 6 ay içinde ölme olasılıklarının 3 kat daha fazla olduğu ortaya çıktı. Stresin, beynin hafıza ile ilgili olan kısmında ciddi hasara yol açtığı da biliniyor.

 Kalp Hastalıkları ve Stres

Yüksek stres problemi yaşayan bireylerde, kalp hastalıkları 3 kat daha fazla görülüyor. Bu bireylerin kalp krizinden vefat etmeleri ise daha az stres yaşayan bireylere göre 5 kat daha fazla.  Amerika’da yapılan bir çalışmada ise stresli bireylerde, kalp hastalıklarının görülme oranını artıran “Homecysteine” adlı aminoasit değerlerinin yükseldiği ortaya çıktı. Stres ve bağışıklık arasındaki ilişkiyi kanıtlar nitelikte Finlandiya’da yapılan bir başka çalışmada ise stresin damar lezyonlarını ve sertliğini artırdığı ortaya çıktı.

Özellikle pandemi döneminde korkularımız, stres ve kaygı seviyemiz oldukça arttı. Bunun doğal olduğunu bilerek hareket edebiliriz, zor bir dönemin içinden geçtiğimizin bilincinde olarak korkularımızı strese dönüştürmemeliyiz. Hepimiz, hastalığın gün geçtikçe yayıldığı bu dönemde bağışıklık sistemimizi olabildiğince güçlü tutmaya çalışıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün geleceğin en büyük sağlık sorunlarından biri olarak açıkladığı stresi dozunda yaşamaya çalışırsak bağışıklık sistemimiz için en doğru şeyi yapabiliriz.

Paylaş!
Albatros Bilişim Kooperatifi tarafından yapılmıştır. @2020 Albatros Bilişim Kooperatifi tarafından yapılmıştır.
×

Sağlıklı Yaşama Adım At!

Sağlıklı yaşam uygulamaları ve bağışıklık güçlendirici etkili yöntemler için hemen bültenimize abone olun.