Sağlık

Grip ve Soğuk Algınlığı

Grip ve soğuk algınlığı, en sık rastlanan virüs kaynaklı enfeksiyonlardandır.

Grip ve soğuk algınlığı Sonbahar ile başlar ve Mart sonu Nisan başına kadar sürer.

Kreş, okul, iş yeri gibi ortamlarda virüsler hızla yayılabilmektedir. Okul devamsızlıklarının ve iş gücü kaybınında en sık görülen nedenlerindendir.

Grip ve soğuk algınlığına 200’den fazla virüs yol açabilir. Dünya çapında salgınlara yol açabilen, bağışıklığı düşük kişilerde ölümcül bile olabilen bir enfeksiyondur.

Yılda 5-10 defa soğuk algınlığı veya gribe yakalanılabilir. Bu sıklık yıllar içerisinde, bağışıklık sistemi virüs türleriyle tanıştıkça giderek azalabilir.

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak grip ya da soğuk algınlığından korunmada önemlidir.
1,3-1,6 Beta-glukan bağışıklık sistemini zayıflatan durumlarda vücut direncini artırarak hastalıklara karşı korur, sağlıklı hissetmeyi sağlar.

Soğuk algınlığının belirtileri genellikle virüs alındıktan 2-3 gün sonra başlar, ilk belirti genellikle kaşıntılı boğaz ağrısıdır. Ateş yoktur veya hafif yükselebilir. Bebek ve küçük çocuklarda ateş daha yüksektir. En sık görülen belirtiler burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğazda yanma ve kuru öksürüktür. Koku ve tat duyusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara da sık rastlanır. Bu belirtiler ortalama 2-10 gün sürer.
Soğuk algınlığı o kadar yaygın bir infeksiyondur ki, çok az insan bir yılı yakınmasız geçirebilir. Bu yakınmalar daha çok kış aylarında artar. Bunun başlıca nedenleri arasında soğuk havada kötü havalandırılan ortamlarda daha çok zaman geçirilmesi, güneş ışınlarının daha az oluşu, daha çok toplu halde yaşanması ve burun içinin kuruması ile virüslerin hızla çoğalması sayılabilir. Ellerin virüs olan yüzeylere dokunduktan sonra göz ve buruna sürülmesiyle hastalık başlar. Stres de bağışıklık sistemini baskılayarak infeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştıran önemli bir risk faktörüdür.

Soğuk algınlığının tedavisinde antibiyotikler etkili olmamasına rağmen, zaman zaman tedavide kullanılmaktadır. Soğuk algınlığının tedavisinde önce belirtilerin giderilerek hastanın rahatlatılması gerekir. Ateşi düşürmek ve ağrıyı azaltmak için ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar kullanılmaktadır. Hafif ve orta dereceli ateşin düşürülmesi için parasetamol güvenle kullanılır. Hapşırma ve kaşıntı semptomlarını azaltmak için antihistaminikler verilebilir. Burun tıkanıklıklarının giderilmesi ve üst solunum yollarındaki konjesyonu azaltmak için dekonjestanlar kullanılmalıdır. Soğuk algınlığında bazı bitkisel kökenli ilaçlar, çinko, vitaminler de önerilmektedir. Ayrıca bol sıvı almak, istirahat ve boğaz ağrısı için gargara ve pastiller yararlı olur.

Soğuk algınlığında en az tedavi kadar önemli olduğu kabul edilen bir strateji de korunma yaklaşımıdır. Soğuk algınlığından korunmakta kullanılan beta glukan ekmek mayasından elde edilen doğal bir maddedir. Beta glukan bağışıklık sistemini uyararak soğuk algınlığı veya gripten korunmaya yardım etmektedir. Beta glukanın sağlıklı kişilerde günlük önerilen dozu 10-20 mg dır. Belirli durumlarda yaşa ve kişiye göre doz düzenlenmektedir.
Grip, Influenza adı verilen bir virus tarafından oluşturulan, ani olarak 39°C üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Daha sonra hastalık tablosuna boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerin akması ve kanlanması gibi belirtiler eklenir ve bazı vakalarda da karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Ateşin 39°C nin üzerinde olması, şiddetli kas ağrıları ve halsizlik nedeniyle hastalığı ayakta geçirmek olanaksızlaşmakta ve hastaları mutlaka 3-7 gün yatağa mahkum etmektedir. Yaklaşık bir hafta içinde belirtiler kaybolmakta ancak halsizlik belirtilerin kaybolmasından sonra da devam etmekte, hatta 2 hafta kadar sürebilmektedir.

Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır.

Ayrıca grip, özellikle çocuklar ve yaşlılarda ikincil enfeksiyonlara zemin hazırlamakta ve orta kulak iltihabı, zatürre, beyin zarı ve beyin dokusu enfeksiyonları gibi komplikasyonlara neden olmaktadır.

Grip Nasıl Bulaşır?

Grip hastalığının etkeni, sürekli değişerek insanların bağışıklık sistemini alt etmeyi başaran influenza virusudur. İnfluenza virusunun A, B, ve C olmak üzere üç tipi mevcuttur. A tipi virus hem insanlarda hem de kuş, kümes hayvanları ve domuz gibi hayvanlarda hastalık yaparken, B tipi sadece insanlarda hastalık yapar. C tipi ise çok hafif derecede hastalık yaptığı için salgınlara yol açmaz.

Gribe yol açan Influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Başlıca bulaşma yolları, öksürük ve hapşırıklar ile etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar ile bulaşmadır. Hasta kişilerden etrafa saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğinde olması bulaşıcılığı daha da arttırmaktadır. Hasta bir kişinin bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri hastalığın bulaşması açısından risk altına sokmaktadır. Bu nedenle grip evde, iş yerinde, okullarda, kreşlerde, toplu taşım araçlarında çok kolaylıkla bulaşır.

Mikrobu kapmış ancak henüz belirtileri başlamamış kişilerde yani hastalığın kuluçka süresince de bulaştırma mümkündür. Bulaşma yolları oldukça basit ve bulaşması bu kadar kolay olan bir hastalığın bulaşma yollarına karşı önlem almanın çok zor olduğu hatta olanaksız olduğu açıktır.

Grip nedir?‘ şekiller:

BELİRTİLER SOĞUK ALGINLIĞI GRİP
ateş nadir 38-39°
baş ağrısı nadir sürekli
genel ağrı ve sızı az genellikle
yorgunluk hafif 2-3 hafta
tıkalı burun genellikle bazen
hapşırma genellikle bazen
boğaz ağrısı genellikle bazen
öksürük nadir genellikle
komplikasyonları sinüzit ve kulak ağrısı bronşit, zatürre
engellemek hiç bir şey yapılamaz aşılama ve antiviral ilaçlar
tedavi belirtiler geçici olarak ortadan kaldırılır. belirtiler görülmeye başlandıktan sonraki ilk 48 saatte antiviral tedavi başlanması ve belirtileri gidermeye yönelik tedavi

 

Kimler Risk Altında?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından, çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak tanımlanmaktadır.

Gribin sağlıklı erişkinlerde ölüme neden olma ihtimali oldukça zayıftır (100.000 vakada 2 ölüm görülür). Grip hastalığına bağlı ölüm riski sağlıklı erişkinlere göre, kardiovasküler hastalığı olanlarda 52 kat, pulmoner hastalığı olanlarda 120 kat, kardiovasküler hastalığı+diabeti olanlarda 241 kat artmaktadır.

Bütün sağlık otoriteleri, aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl aşılanmasını “mutlak” önermektedir.

Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması önerilenler:

  • 65 yaşından büyük kişiler
  • Şeker hastaları (diyabet)
  • Astım hastaları
  • Kronik akciğer hastaları (Bronşit vb.)
  • Kronik kalp ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı – hemoglobinopati-olanlar, kanser hastalı, immunsupresif kullananlar)
  • Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar

Tedavi

Soğuk algınlığında belirtiler giderilerek hasta rahatlatılır. Bazı ilaçlar birden fazla etken madde içermektedirler. Bu maddelerin ne olduklarını bilip sadece ihtiyaç duyulan etken maddeleri içeren ilaçları kullanmak gerekir.

Ateşi düşürmek ve ağrıyı azaltmak antipiretik ve analjezikler yani ağrı kesici ve ateş düşürücüler kullanılmaktadır.

Hapşırık ve kaşıntı semptomlarını azaltmak için antihistaminikler kullanılmaktadır. Antihistaminikler birinci ve ikinci kuşak antihistaminikler olmak üzere iki grupda incelenmektedir. Birinci kuşak antihistaminikler uyku (sedasyon) yapma özelliğinde olduğu için çalışanların özellikle de trafikde bulunan kişilerin,dikkat gerektiren işlerde çalışan kişilerin kullanmadan önce dikkat etmeleri gerekmektedir. İkinci kuşak antihistaminikler uyku hali yapmadıkları için daha güvenle tercih edilebilir. Grip ve soğukalgınlığı tedavisi için, içinde uyku hali yapmayacak antihistaminik bulunan ürünler kullanılması hem iş gücü kaybını önleyecek hem de kısa sürede tedaviyi sağlayacaktır.

Burun tıkanıklıklarının giderilmesi ve üst solunum yollarındaki konjesyonu (tıkanıklığı) azaltmak için dekonjestanlar kullanılmalıdır.

Gripten Korunma

Grip aşısı ile, vücudumuza grip virüsünün insan savunması tarafından tanınan özellikle dış yüzeyindeki ve çekirdek yapısındaki antijen olarak adlandırılan bazı protein yapıdaki parçacıklarını vermekteyiz. Böylece, bu cansız parçacıklar savunma mekanizmalarımızı harekete geçirmekte ve virüse karşı savunma elemenları oluşarak aynı zamanda savunma hafızasına alınmaktadır. Sonrasında gerçek virüs ile karşılaşıldığında, çok hızlı bir şekilde virüs daha hücrelerimize ulaşamadan yok edilebilmektedir.

Grip Aşısını NE ZAMAN Olmalı?

HEDEF GRUPLAR EYLÜL – EKİM KASIM
Grip Hastalığının Yaşamsal Risk Oluşturduğu Kişiler EN UYGUN ZAMAN – – – – – – – –
Sağlık Personeli EN UYGUN ZAMAN – – – – – – – –
Huzurevi ve kronik hasta veya yaşlı
bakımı ile ilgili işlerde çalışanlar
EN UYGUN ZAMAN – – – – – – – –
Riskli Kişiler ile aynı ortamda yaşayanlar EN UYGUN ZAMAN – – – – – – – –
50-64 yaş arası kişiler ve diğer sağlıklı insanlar EN UYGUN ZAMAN EN UYGUN ZAMAN

 

Kimler Aşı Olamaz?

Grip Aşısı, son derece güvenli ve yan etkileri çok az olan bir aşıdır. Diğer aşılarla eşzamanlı olarak kullanılabilir. Grip aşısı, kesinlikle gribe neden olmaz, zira canlı ya da zayıflatılmış (attenue) virüs içermez. Aksine, aşının içeriğinde sadece virüsün parçacıkları bulunur.

Bazı kişilerin grip aşısı olmamaları gerekir.

Bunlar:

  • 6 aydan küçük bebekler
  • Yumurtaya karşı anaflaktik tarzda allerjisi olanlar (yumurta yediğinde allerjik şoka girenler).
  • Hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan bayanlar (ancak doktor tarafından kesin gerekli olduğu tespit edilirse grip aşısı olabilirler)

Aşı bu grupların dışında güvenle uygulanabilir.

38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması önerilir.
Soğuk hava şartlarıyla birlikte yoğunlaşan solunum yolu hastalıkları, sosyal yaşantınızı aksattığı gibi bağışıklık sisteminizin de zayıflamasına neden olur.

Bu hastalıklara sık yakalandığınız sonbahar ve kış ayları süresince alacağınız basit önleyici destekler ile sağlığınızı korumanız mümkün.

Grip

Dünya nüfusunun ortalama yüzde 10’u ile yüzde 20’si her yıl gribe yakalanıyor. Grip genellikle 7-10 günde iyileşme ile sonuçlansa da, sinüzit, bronşit veya zatürree gibi bazı ciddi enfeksiyonlara yol açabilme riski nedeni ile tedavi ve korunma sağlınız açısından önem taşır.

Soğuk Algınlığı

Soğuk algınlığı; 200’den fazla virüsün tetiklediği en yaygın ve bulaşıcı hastalıklardan biridir. Kış aylarında yaygınlaşan bu hastalık,korunmaya dikkat etmediğimiz mevsim geçişlerindeki yağmurlu dönemlerde etkisini arttırır.

Kendilerini yetişkinler kadar koruyamayan çocuklar, 65 yaşın üstündekiler ve kronik hastalığı olanlar (Astım, konjestif kalp yetmezliği, diyabet ve kanser hastalıkları gibi) yüksek risk grubunda yer alırlar.

Çoğu zaman ciddi bir şekilde önlemini almadığınız grip ve soğuk algınlığı aslında birçok açıdan yaşantınızı olumsuz etkiler. İki hafta veya daha uzun bir süre boyunca hastalığın süreci ve etkileri devam ettiği için ev, iş ve okul yaşamı önemli ölçüde aksar. Bu ise yetişkinler için gelir ve verimlilik kaybına, öğrenciler için derslerden uzak kalmaya ve hatta başarısızlığa yol açabilir.

»Referanslar
1) Hendeles L.Selectings a decongestant,Pharmacotheraphy,Nov.Dec13 (6 pt 2) 0 129 S – 134S, 19963.

2) Guidelines for prevention and treatment of influenza and the common cold, American Lung Association, 2002.

3) Sperter SJ ve ark. Effectiveness of pseudoephedrine plus acetaminophen for treatment of symptoms attribued to the paranasal sinuses associated with common cold. Arch. Farm. Med. 2000 Nov.Dec.; 9(10):979-85

Yorumlar

  • Sağlıklı yaşam ve bağışıklık konularında verdiğiniz bilgilerin çok yardımcı olduğuna inanıyorum . Bu bilgilerden faydalanmak istiyorum. Teşekkür ederim.

Yorum